BYRONİC MAN
Leş, benim ismimdir
Ağza laneti seçen onlar için
Trajik bir serenat
Benim uzun adımımda hainle
Utancın gotik salonları
Heykellerin soğuk bir şekilde, daha kötü nerede tuttuğu değil
Cinayetlerden ben, geri alırım
Bir karanlık zamanda beni terketti"
Cenneti öpmek, harcadı
O, dudakları onun heyecanlı boşaltmasından uzak siler
Pişman olmayı dilemek
Özgür mahveden hayvan için
Ufak ellerde güzellik, ağlar
Fetihin derin metodik vidalaması
Defalarca yarala
Onun ayaklarında dünya yarasının olduğu gibi
Ağıt cehennemi
Yazıldığı gibi, onu lanetle
O da, öyle sıkılmaya izin verir
Onların boğazlarından devirmede
Geçmiş en sonunda, geldi
Mola olmadan vahşi bir parça
Dondurucu havayı istila et
Bu kış soğut, onun değirmeni için tahıl
Eğer sevincin gözyaşları blear, başka bir yere yapacak olsa
Ve kilise zilleri, kötü kaderin çatlaklarında boğar
Bizim yukarımızda fırtınalar, keser
Yıldırım koşularının, ikiye ayrılmış dilleri beğendiği gibi
İkişer ikişer bekaretini bozmak
Tıslamak, huzursuz kimse
Fırtınaların olduğu o, elektrik boşaltmasında kayaklardır
Küçümsemede işemek
Zayıf resimlerinde
Bütün kararı öldürmek
Büyük hayvan, kaynatır, onun hafifmeşrep kadınları
Onların vitriyolunu tükür
Barışın korkutulan yüzünde
Yazıldığı gibilane, onu tle
O da, öyle sıkılmaya izin verir
Onların boğazlarından devirmede
Bizim geçmişimiz en sonunda, geldi
Bir hellbound kalbi, gül ve diken
Kana acele etmeyi kilitledi
Ay, soyunur, sürüleri sertleştirmek
Dökerken lejyonlardan
Bu nehirler, bastırır, onun nefesi, süsler
Senatolar ve düşman oturacak yerleri
Onun gücü, nankörlük olarak alırken
Zayıf kıvranması
"pelin, benim ismimdir
Dünyaya düşen zehirlenen yıldız
Ve utançtan uzak kabarttı
Kendinden-yeniden doğuşun çukurlarında
Şimdi o mağaralar, bir farret olur
Bakan sonsuz kışla
Suların, kırmızı şaraba döndüğü gibi
Ve vatikanlı satenler `i yakar"
